1. Anasayfa
  2. Kim Buldu

Yazıyı Kim Buldu?

Yazıyı Kim Buldu?
Yazıyı Kim İcat Etti?
0

Yazı Nedir?

Yazı, geleneksel olarak dilin belirli bir yapısal düzeyiyle ilişkili bir dizi görünür işaret aracılığıyla insan iletişim biçimidir.

Bu tanım, yazının prensipte düşüncenin doğrudan temsili olmaktan ziyade dilin temsili olduğu gerçeğini ve konuşulan dilin cümleler, kelimeler, heceler ve ses birimleri dahil olmak üzere çeşitli düzeylerde yapıya sahip olduğu gerçeğini vurgular.

Yazıyı Kim Buldu?

Yazıyı Kim Buldu: Günümüzde okuryazarlık küresel boyutta yaklaşık %85 civarındadır. Yani kelimenin tam anlamıyla evrensel bir zorunluluk haline dönüşmeye başlamıştır. Öyle ki okuma yazma bilmeyenlerin dahi yazı dilinin varlığından haberi olduğu muhtemeldir. Kitlesel olarak okuryazarlığın dünya üzerinde geniş kitleler ile buluşması ise yeni bir olgudur ve yaklaşık 200 yıllık bir mazisi vardır. Kısacası 19. yüzyılda da okuryazarlık oranı çok yüksek değildi. Aynı zamanda sadece elit bir kitle ile sınırlıydı.

iskenderun escort,
hatay escort,
hatay escort,
iskenderun escort,
hatay escort,
iskenderun escort,
hatay escort,
hatay escort,
iskenderun escort,
hatay iskenderun escort,
hatay escort,
hatay escort,
antakya escort,
antakya escort,
bursa escort,
bursa escort,
bursa escort,
hatay escort,
diyarbakır escort,
diyarbakır escort,
diyarbakır escort,
elazığ escort,
elazığ escort,
elazığ escort,
arsuz escort,
arsuz escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
denizli escort,
adana escort,
adana escort,
adana escort,
adana escort,
adana escort,
adana escort,
malatya escort,
malatya escort,
eskişehir escort,
eskişehir escort,
manisa escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
izmit escort,
ısparta escort,
ankara escort,
ankara escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
gaziantep escort,
seks hikayeleri,
erotik hikayeleri,
erotik seks hikayeleri,
sakarya escort,
sakarya escort,
sakarya escort,
van escort,
van escort,
mersin escort,
mersin escort,
istanbul escort,
izmir escort,
izmir escort,
izmir escort,
samsun escort,
konya escort,
konya escort,
konya escort,
konya escort,
konya escort,
erzurum escort,
malatya escort,
alanya escort,
rent a car chisinau,
hairstyles
chirie auto,
porno izle,
porno,
porno izle,
türk porno,
sikiş izle,
Haircut styles,
Filme xxx,
esmer porno,
xhamster,
porna,
xhamster,
rus porno,
anal porno,
porno seyret,
türk porno,
amatör porno,
liseli porno,
hd porno,
sarışın porno,
mobil porno,
xnxx porno,
Fenike Yazısı
Fenike Yazısı: Bugün kullanılan hemen hemen tüm yazı kaynaklarının atasıdır. Fotoğraf (Photo): © Wikipedia

Yazısı olmayan bir toplumda yaşamayı hayal edebiliyor musunuz? Böyle bir toplumda herhangi biri neden ve nasıl yazıyı icat eder acaba..

Taklit Yoluyla İcat

Tarih boyunca icat edilen yazı sistemlerinin çoğu başka bir yazı sisteminden ilham alarak ortaya çıkmıştır. Örnek verecek olursak; Latin alfabesi Yunan alfabesinden ilham almıştır. Yunan alfabesi Fenike alfabesi. Fenike alfabesi, Mısır hiyeroglifleri gibi. Aynı zamanda Fenike yazısı, Aramice yazıya esin kaynağı olan Eski İbrani yazısına (MÖ 1000) ilham vermiştir. Süryanice yazıya (MS 500), Soğd yazısı, Moğul yazısına (MS 1200), Uygur yazısı ilham olmuştur. Örnekler bu şekilde uzayıp gider.

Bu ilham ve taklit ilişkilerinin net sahibini bulmak istediğinizde de tarihte kaybolur ve genelde tüccarlar, misyonerler ve askerlere atfedilen bir süreçle karşılaşırsınız. Tabi istisnalar da var. Örneğin, Kore alfabesini icat eden Kral Sejong gibi. Sejong, Çin alfabesinden ilham alarak Kore alfabesini yaratmıştır. Bunun yanında, başka bir dilden var olan bir modeli alıntılayarak, kendine has bir yazı sistemi yaratmak kuşkusuz büyük bir başarıydı. Lakin, Sejong’un bu başarısı dahi dünyada hiç bir yerde yazının olmadığı bir zamanda, sıfırdan yazı yaratan mucitlerin başarılarıyla boy ölçüşemezdi.

Yazı Neden İcat Edilmiştir?

Çivi yazısı tableti. Yazıyı Kim Buldu?
Yazıyı Kim Buldu: Çivi yazısı tableti. (MÖ 3000). Fotoğraf (Photo): © Metmuseum

Yazma, kentleşmeyle birlikte ortaya çıkan bir teknolojidir. İlk şehir devletleri, belirli bir kayıt tutma zorunluluğu olan yeni bir sosyal örgütlenme biçimi oluşturdular. Örneğin, tarım ve ticaretin yarattığı fazlalığın nasıl hesaplanacağı ve bunun yol açtığı yazısal faaliyetlerin mecburiyeti istemi gibi.. İnsanlar şehir devletleri ve imparatorluklar kurdukça, aşağıdakiler gibi pratik problemler ortaya çıkmıştır:

  • Ne kadar ekilebilen arazi var?
  • Belirli bir arazi parçasında kaç baş sığır beslenebilmektedir?
  • Belirli bir bileşime sahip çiftçi hastanesinden ne kadar vergi alınmalıdır?
  • Çiftçi falanca filancanın vergilerini zaten ödediğinden nasıl emin olabiliriz?
  • Yeni bir tapınak ve tarihi eser inşa etmek istediğimizde kaç köle çalıştırmalıyız?
  • Şehri korumak için orduda ne kadar askere ihtiyaç var?
  • Bir şehri istila edip, kendi krallığımıza dahil etmek için ne kadar erzak ve teçhizata ihtiyacımız olacak?

Ve daha birçok örnek verilebilir.. Örnek verirken kolay; ama hadi yazı olmadan bu tarz kayıtları gelin tutabiliyorsanız tutun bakalım. Tabi ki pekte kolay bir iş değildir. Yani yazının ortaya çıkmasındaki ana nedenlerden birisi kayıt tutma zorunluluğuydu.

Tabi bu zorunluluk, geleceğe dair bürokrasinin, ticaretin ve pek çok teknolojinin gelişimine aracılık etmiştir. Ancak buna rağmen erken dönem yazmanın başlangıç seviyesinde dille pek ilgisi yoktu. Her şeyin kaydını tutma amacıyla ortaya çıkmıştır. Zamanla gelişime uğrayarak günümüz çağına evrilmiştir. Neyse bu konuyu çokta dallandırıp budaklandırmadan, gelin bu yazıyı gerçekten kimin icat ettiğine bakalım:

Yazıyı Kim İcat Etti?

Maya Glifleri
Maya glifleri. Fotoğraf (Photo): © Ancient History Encyclopedia

Muhtemelen aşina olduğumuz cevap şudur: Eski Mezopotamya’nın Sümerleri. Bu doğru, lakin hikayenin tamamı sadece bundan ibaret değildir. Fakat en eski yazı tekniklerini bulanların Sümerler olduğu, su götürmez bir gerçektir. Ancak yazı, yukarıda özetlediklerimize benzer şekilde toplumsal gelişmelere ayak uydurmak için birçok kez icat edimiştir.

Yani her geliştirilen yazı, sonraki toplumların yazıyı geliştirmesine ön ayak olmuştur. Daha doğrusu bu yazıların icat edildikleri dönemlerde bile geliştirilerek keşfedildiklerini unutmayalım. Bu yüzden yazının icat edilmesini üç farklı medeniyet buluşu ile değerlendirilebiliriz: Mezopotamya Sümer çivi yazısı (yaklaşık MÖ 3400), Çin’deki Çince karakterler (yaklaşık MÖ 1200) ve Mezoaamerika’da Maya glifleri (MÖ 300). Aynı zamanda bu yazılardan sadece Çin yazısı kesintisiz olarak yaşamını sürdürmüş ve günümüzdeki Çin alfabesinin kaynağı olmuştur.

Bunca şeye rağmen bu icatlar ile ilgili arkeolojik kayıtlar oldukça eksik kalmıştır. Bulunan en dayanıklı erken yazı (kilde preslenmiş veya taşta yontulmuş) şekilde hayatta kalmıştır. Diğerleri ise daha az dayanıklı malzemelerden (kağıt, parşömen veya ağaç kabuğu üzerine doğal renklerle çizilmiş veya kemiğe çizilmiş.) bulgulardan alınmıştır. Buna rağmen oldukça yıpranmışlar ve günümüzde dahi birçoğu tam olarak onarılamamıştır. Ayrıca yakın bir zamanda Mısır hiyerogliflerine raslanılmıştır. En eskisi MÖ 3250 yılına kadar uzanan bu buluşların, Sümerlerin çivi yazısından mı esinlenip esinlenmediği hâlâ tartışma konusudur.

Bu imkansızlıkların ve o dönemdeki bulguların günümüze ulaşamamasındaki ana sebeplerden birisi İspanyol sömürgecilerin o dönemde gerçekleştirdiği yıkımlar ile de alâkalıdır. Bu saptamalara kaynaklık edecek en önemli delil ise özellikle 1566 yılında Piskopos Diego de Landa’nınhepsini yaktık” itirafıdır.

Yazıların Deşifresi

Yazıyı Kim Buldu?
Yazıyı Kim Buldu?

18. ve 19. yüzyılda, yazıları araştırıp deşifre etmek Avrupa’da bir tutku haline gelmiştir. Özellikle bu dönemde Fransız bilgin Jean-François Champollion 1822’de Mısır hiyerogliflerini deşifre etmiştir. Ardından Alman bilginler Karsten Niebuhr Georg, Friedrich Grotefend, 1837’de Sümer çivi yazısını deşifre etmeyi başarmışlardır. Bu gelişmeler dünyada büyük heyecan yaratmıştır. Eski belgeler üzerinde çalışmak aynı zamanda akademik çevrelerde geniş bir şekilde yaygınlaşmaya başlamıştı. Ancak, Maya gliflerine olan ilgi sınırlı kalmıştır. Bunun ana sebeplerinden birisi bulguların Orta Doğu belgelerine göre çok daha zor erişilebilir olmasından kaynaklanıyordu. Maya glifleri de ancak 20. yüzyılın sonlarında Rus bilim adamları Yuri Knorosov ve Tatiana Proskouriakoff‘un çalışmalarına dayanarak; ABD’li bilim adamı David Stuart tarafından deşifre edilmiştir.

thumbnail
Önerilen Yazı
3 Vardiya Sistemini Kim Buldu?

3 Vardiya Sistemini Kim İcat Etti ?

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 2
    be_endim
    Beğendim
  • 1
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    bay_ld_m
    Bayıldım

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir