1. Anasayfa
  2. Kim Buldu

Bisikleti Kim Buldu?

Bisikleti Kim Buldu?
Bisikleti Kim İcat Etti?
0

Bisiklet Nedir?

Öncelikle konumuza bisikletin tanımı ile başlıyalım diyoruz. Bisiklet, ayak pedallarıyla hareket ettirilen ve gidonla yönlendirilen iki tekerlekli bir araçtır. Bu pedallar çevrilerek hareket eylemi gerçekleştirilir. Bisiklet her yaştan, cinsiyetten ve yetenekten insan tarafından kullanılmaktadır.

Bisikletler yüzyıllardır kullanılmaktadır ve modern bisiklet bir dizi farklı tasarımdan geliştirilmiştir. Günümüzde bisikletler birçok farklı şekil ve boyuttadır. Bununla birlikte bireysel ihtiyaçlara uyacak şekilde özelleştirilebilirler.

Birçok ülkede bisiklet en yaygın ulaşım aracıdır. Uluslararası Bisiklet Fonuna göre dünya çapında 1 milyara yakın insan, birincil ulaşım aracı olarak bisiklet kullanmaktadır.

Bisiklet‘ terimi ilk kez 1860’lı yıllarda Fransa’da kullanılmıştır. Bu terim ‘iki tekerlekli araç‘ anlamına gelen Fransızca ‘bicyclette‘ ve ‘vélocipède‘ kelimelerinden türetilmiştir.

Bisikleti Kim Buldu?

Bisikleti Kim Buldu?
Bisikleti Kim Buldu?

Bisiklet gibi basit bir icadın karmaşık olmayan bir geçmişe sahip olacağını düşünebilirsiniz. Lakin ortaya çıkan bir araştırmaya göre, bu son derece popüler olan buluşun ciddi tartışmalar ve yanlış bilgiler ile dolu karmaşık bir geçmişi var. Bisikleti kimin icat ettiğine dair hikayeler çoğu zaman birbiriyle çelişse de kesin olan bir şey var; ilk bisikletler bugün sokakta dolaşırken gördüğünüz bisikletlere hiç benzemiyorlardı.

Tekerlekli, insan gücüyle çalışan bir aracın bilinen ilk versiyonları, bisikletin pratik bir ulaşım aracı haline gelmesinden çok önce yaratılmıştır. Uluslararası Bisiklet Fonu’na (IBF) göre, 1418’de İtalyan mühendis Giovanni Fontana (veya de la Fontana), dört tekerlek ve dişlilerle birbirine bağlanan bir halat döngüsünden oluşan, insan gücüyle çalışan bir cihaz üretmiştir. Her ne kadar tamamen günümüz bisikletlerini andırmasa da, bisikletlerin bugünkü formlarına dönüşmesinde önemli bir pay sahibi olduğu kesindi.

Bisikletin Babası Karl von Drais

Bisikletin Babası Karl von Drais'in İcadı Olan Bisiklet
Bisikleti Kim Buldu, Bisikletin Babası Karl von Drais‘in İcadı Olan Bisiklet

Yıllar 1813’ü gösterdiğinde ve Fontana‘nın tekerlekli mekanizmasını üretmesinden yaklaşık 400 yıl sonra, Karl von Drais adlı bir Alman aristokrat ve mucit, dört tekerlekli, insan gücüyle çalışan bir araç olan Laufmaschine‘nin (koşu makinesi) üzerinde çalışmaya başladı. Daha sonra 1817’de Drais, IBF‘nin söylediğine göre Draisienne, o dönemler züppe at ve hobi atı da dahil olmak üzere tüm Avrupa‘da pek çok isimle bilinen iki tekerlekli bir aracı piyasaya sürdü. Drais‘in aslında bu buluşu çok ciddi bir soruna çare bulmak içindi. O sorun da o dönem de ulaşım aracı olarak kullanılan atların azlığıydı. Atların az olmasının sebebi ise 1815 yılında Endonezya’nın Tambora Dağı‘nın patlamasıydı. Bu patlama ile birlikte dünyaya yayılan kül bulutu küresel sıcaklıkları düşürdü. Smithsonian Magazine‘e göre mahsuller tükendi ve atlar da dahil olmak üzere birçok hayvan açlıktan öldü.

Drais‘in hobi atları günümüzün bisikletleri olan aerodinamik hız makinelerinden çok farklıydı. Ağırlığı 23 kilogram olan bu bisikletin atası, ahşap bir çerçeveye tutturulan yine iki ahşap tekerleğe sahipti. Sürücüler çerçeveye çivilenmiş döşemeli deri bir selenin üzerine oturmaktaydı. Aynı zamanda aracı basit bir ahşap gidon seti ile yönlendiriyorlardı. Sürücüler cihazı ayaklarıyla ileri doğru ittiğinden vites ve pedal kavramı o dönemler maalesef yoktu.

Drais, buluşunu popüler hale geldiği Fransa ve İngiltere‘ye götürdü. İcat, özellikle İngiliz aristokratları tarafından oldukça benimsenmiştir. Yaklaşık iki yıla yakın bir süre de popülerliğini sürdürdü. Lakin, yayalar için tehlike oluşturması nedeniyle kaldırımlarda yasaklanmasından sonra popülaritesinde ciddi bir düşüş yaşandı.

Velocipede (Velespit) Bisikletlerin İcadı

Velocipede (Velespit) Bisikletlerin İcadı
Bisikleti Kim Buldu. Velocipede (Velespit) Bisikletlerin İcadı. Velocipede’nin üzerindeki binici ile tasviri. Bu bisikletin en önemli özelliklerinden birisi hem ön tekerin arkadakinden büyük olması hem de pedalın ön tekere sabitlenmesiydi.

Bisikletler, 1860’ların başında iki çelik tekerleği, pedalları ve sabit vites sistemi olan ahşap bir mekanizmanın piyasaya sürülmesiyle yeniden popüler olmaya başladılar. Velocipede (hızlı ayak) veya “kemik çalkalayıcı” olarak bilinen bu ilk mekanizmanın ciddi anlamda popülerlik kazandığını söylemek gerek.

Devrim niteliğindeki pedalları ve vites sistemiyle velociped‘i kimin icat ettiği sorusu ise biraz karmaşık. Karl Kech adlı bir Alman, 1862 yılında bu cihaza pedal takan ilk kişinin kendisi olduğunu iddia etti. Ancak böyle bir cihazın ilk patenti Kech‘e değil, ABD patenti alan Fransız araba yapımcısı Pierre Lallement‘a verilmiştir. 1864 yılında, aracının patentini almadan önce Lallement, eserini halka açık olarak sergilemiştir. Lakin bu eylem Parisli zengin bir sanayicinin iki oğlu olan Aime ve Rene Olivier‘in dikkatini çekmiş ve onların da kendi velociped’ini yapmalarına fırsat tanımıştır. Genç adamlar, sınıf arkadaşları Georges de la Bouglise ile birlikte, buluşları için ihtiyaç duydukları parçaları yapması için demirci ve araba yapımcısı Pierre Michaux‘yu görevlendirdiler.

thumbnail
Önerilen Yazı
Çaydanlığı Kim Buldu?

Çaydanlığı Kim Buldu?

Michaux ve Olivier Kardeşler

Pierre Michaux'un Geliştirilmiş Velocipede Bisikleti
Bisikleti Kim Buldu, Pierre Michaux’un Geliştirilmiş Velocipede Bisikleti

Michaux ve Olivier kardeşler, 1867 yılında pedallı velosipedlerini pazarlamaya başladılar ve cihaz büyük beğeni topladı. Tasarım ve mali konulardaki anlaşmazlıklar nedeniyle Michaux ve Oliviers‘ın birlikte kurdukları şirket fazla sürmeden dağılmıştır. Ancak Olivier‘in sahibi olduğu Compagnie Parisienne varlığını sürdürdü.

1870’e gelindiğinde bazı bisiklet üreticileri, Michaux‘nun popüler hale getirdiği hantal ve oldukça ağır olan tasarımından bıktı ve buna yeni tasarımlarla karşılık verdi. Ayrıca 1870 yılına gelindiğinde metalurji, IBF (Uluslararası Bisiklet Fonu)‘ye göre bisiklet çerçevelerinin ahşaptan daha güçlü ve daha hafif olan metalden yapılabileceği kadar ilerlemiş durumdaydı.

Popüler tasarımlardan biri, tekerleklerin boyutundan dolayı penny farthing olarak da bilinen yüksek tekerlekli araçtı. Bu cihazlar kauçuk lastikleri ve büyük tekerlekleri sayesinde oldukça yükseklerdi. Üreticiler, tekerlek ne kadar büyükse, pedalların dönüşüyle daha da uzağa gidilebileceğini düşünmüşlerdi. Ne yazik ki, bu düşünce pekte umulduğu gibi sonuçlar vermedi ve aynı zamanda pratikte değildi. En büyük sorunlardan biri ise sürücünün aniden durması gerektiğinde momentumun tüm mekanizmayı ön tekerleğe taşıması (pedal da ön tekerleğe sabitlenmiştir) ve sürücüyü kafasının üzerine düşürmesiydi; tabii, 1870’lerde John Kemp Starley adında İngiliz mucit ortaya çıkana kadar..

John Kemp Starley ve Günümüzün Bisikletlerine Geçiş

John Kemp Starley'in günümüz bisikletlerini andıran icadı
 Starley’in günümüz bisikletlerini andıran icadı. Fotoğraf: ©Wikipedia

John Kemp Starley, 1871 yılında Britanya’da “Ariel” bisikletini tanıtarak bisikletlerini başarılı bir şekilde pazarlamaya başladı. Aynı zamanda ülkesine uzun yıllar boyunca bisiklet inovasyonunda lider olma rolünü kazandırdı.

Starley belki de en çok 1874’te teğet kollu tekerleği icat etmesiyle tanınır. Bu gerilimi emen ön tekerlek, daha önceki bisikletlerde bulunan tekerleklere göre çok büyük bir gelişmeydi. Aynı zamanda ilk kez bisiklet sürmeyi rahat, keyifli bir aktivite haline getirmeye yardımcı oldu. Starley’in tekerlekleri aynı zamanda çok daha hafif bir bisiklet ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu hadise önceki versiyonlara göre önemli bir gelişme olarak kabul edilmektedir.

Bisikletin Otomobilin Doğuşuna Etkisi

Bisikletin Otomobil Dünyasına Kattıkları
Bisikleti Kim Buldu, Bisikletin Otomobil Dünyasına Kattıkları

NMAH‘a göre bisikletin otomobillerin piyasaya sürülmesinde önemli bir katkısı oldu. Bisiklet parçaları daha sonra bilyalı rulmanlar, diferansiyel üniteleri, çelik borular ve pnömatik lastikler dahil olmak üzere birçok otomobil parçalarına dahil edilmiştir. Charles Duryea, Alexander Winton ve Albert A. Pope gibi öncü otomobil üreticilerinin çoğu ilk bisiklet üreticilerindendi. Ayrıca Wilbur ve Orville Wright, dikkatlerini aerodinamiğe çevirmeden önce bisiklet yapımcılarıydı. Bir başka havacılığın öncüsü Glenn Curtiss de bisiklet üreticisi olarak işe başlamıştır.

20. Yüzyılların Başında Bisiklet

Yirminci Yüzyılda Bisikletler
Yirminci Yüzyılda Bisikletler

Otomobilin popülaritesi arttıkça bisiklete olan ilgi azaldı. Ayrıca bazı verilere göre elektrikli demiryolları, başlangıçta bisiklet kullanımı için inşa edilen yan yolları devraldı. 1900’lü yılların başında üretici sayısı azaldı. Bununla birlikte 50 yılı aşkın bir süre boyunca bisiklet çoğunlukla yalnızca çocuklar tarafından kullanılmıştır. 1960’ların sonlarında birçok insanın bisiklet sürmeyi çevreyi kirletmeyen, trafikten etkilenmeyen bir ulaşım ve eğlence aracı olarak görmeye başlamasıyla yetişkinler arasında bisiklet kullanımı tekrardan yaygınlaştı.

Bugün bir bisiklet mağazasına girdiğinizde çok çeşitli alternatifleri bulabiliyorsunuz. Hatta bisikletin sürülebileceği yere göre farklı malzemelerden özel bisiklet yaptırma şansınız bile bulunmaktadır. Bisikletler yine günümüzde alüminyum, titanyum ve karbon fiber gibi önemli ham madde kaynaklarından da üretilebilmektedirler. Aynı zamanda tekerlekleride; engebeli, toprak kaplı, kayalık , dağ yolu, asfalt şehir sokaklarına dayanıklı olarak geliştirilmektedir. Bunun yanında farklı fren türleri, vites numaraları, koltuk şekilleri ve daha nice özellik barındırmaktadırlar.

Bisiklet endüstrisinde bugün gelinen noktada her yıl 100 milyondan fazla bisiklet üretilmektedir. Aynı zamanda en yukarıda da belirtiğimiz gibi Uluslararası Bisiklet Fonu‘na göre günümüzde 1 milyara yakın insan bisiklet kullanmaktadır.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 1
    be_endim
    Beğendim
  • 2
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 1
    e_lendim
    Eğlendim
  • 1
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 2
    bay_ld_m
    Bayıldım
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir