e
sv

Aynayı Kim Buldu ? Aynayı Kim Keşfetti ?

181 Okunma — 15 Mayıs 2021 17:38
Aynayı Kim Buldu ? Aynanın Muciti Kim ?
avatar

admin

  • e0

    Mutlu

  • e0

    Eğlenmiş

  • e0

    Şaşırmış

  • e0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Aynayı Kim Buldu? Ayna Nedir?

Aynayı Kim Buldu: Aynalara, ışığın büyük bir kısmını (%100)’e yakınını yansıtan cilalı yüzeyler de diyebiliriz aslında. İlk olarak ayna kavramı metal yüzeylerin parlatılmasıyla ortaya çıkmıştır. Sonrasında ise, bir cam levhanın civa amalgamlarıyla kapatılması sonucu ayna meydana gelmiştir. Özellikle günümüz dünyasında ve teknolojilerinde ise, cam bir levhanın yüzü, kalın olmayan ince yüzeyli bir gümüş tabakasıyla sırlanarak üretilmektedir. Bazı zamanlarda gümüş yerine altın, platin, alüminyum da kullanılmaktadır. Aynaları kısacası parabolik, küresel ve düz olarak üç sınıfa ayırabiliriz. Alüminyum olanları morötesi ışınları 0,4 mikrondan daha küçük boyutta yansıtabilirler. Küresel aynalar ise tümsek ve çukur olarak iki çeşide ayrılırlar.

Aynayı Kim Buldu ? Aynanın Muciti Kim ?

Aynayı Kim Buldu ? Aynanın Muciti Kim ?

Ayna Tarihi?

Aynanın nasıl bulunduğu konusuna gelince, 17. yüzyılın daha öncesine gidebiliriz. Örneğin 17. yüzyıla kadar aynaların parlatılarak düz metal levhalardan oluştuğu gözlemlenmiştir. Bu dönemden sonra ise yerini ince metal katmanla kaplanmış cam levhalara bırakmıştır. Bununla birlikte bu metal kaplamaya sır adı verilmektedir ve aynanın ışığı yansıtarak görüntü vermesini sağlamaktadır. Çok daha önceki yıllara uzanacak olursak, aynanın milattan önceki yıllarda Etrüskler, Yunanlar, Mısırlılar ve Romalılar tarafından el aynası şeklinde kullanıldığı bilinmektedir. Daha önemli kişilere ait olanların ise gümüşten yapıldığı gözlemlenmiştir. Aynı zamanda metalle kaplanmış aynalar olduğuna da çeşitli kayıtlarda rastlanılır.

Aynanın tarihi ile ilgili sıra dışı bir bilgi..

Aynanın Tarihi ve Yapım Aşaması:

Günümüzden üç yüzyıl öncesine uzandığımızda ise Venedik Cumhuriyeti’nin cam eşya ve ayna yapımının sırrına tek başına sahip olduğunu görüyoruz. Başka bir deyişle bu sırrı başarıyla yıllarca saklamayı başaran devlet, Fransızlar’ın ustaca adadan kaçırdığı dört usta sayesinde artık açığa çıkıyordu. Tabii ki bu ayna yapımındaki sırrın ne olduğunu kısaca özetleyecek olursak; ince olan kalay yaprak düz olacak şekilde yayılmakta, üzeri civa ile kaplanmaktadır. Bu civanın fazlalığı sıkıştırılıp alınarak sonra üzerine cam bir levha ve kâğıt konulmaktaydı. Bundan sonraki işlemde kağıt yavaşça çekilip alınmaktadır. Bu esnada civa ve kalay amalgam meydana getirerek camın alt yüzeyini kaplar. Son aşamada ise camın arka kısmına sırrı koruyacak bir sırt geçirilirdi.

Tabii ki bundan sonra yüzyıllara bakacak olursak ünlü Alman kimyager Justus von Liebig’in camın üst kısmında bir çözelti ile gümüş kaplama yöntemini bulmuştur. Başka bir deyişle bu yöntemin günümüzde bile aynaların üretilmesinde kullanılması devrim niteliğindedir. Aynı zamanda bu sistemi daha kuvvetli ve zarar görmeyecek hale getirmek için boya ve bakır sülfat gibi maddelerle kaplama işleminin de yapıldığını unutmamak gerekir.

Başlangıçta da söylediğimiz aynalar üçe ayrılmaktadır:

Ayna Çeşitleri:

Düz Aynalar:

Düz aynaları özetleyecek olursa yansıtıcı yüzeyi düz olan çeşitlerdir. Cisimlerin ve nesnelerin aynada oluşmakta olan görünümlerinin cisimlerden uzaklaşarak veya çıkarak aynada yansıyan ışınların uzantısının kesiştiği noktada oluşur.

Küresel Aynalar:

Bu aynaları aslında kendi içinde ikiye ayırabiliriz. Tümsek ayna ve çukur ayna şeklinde.

  • Çukur Ayna ve İç Bükey Ayna: Çukur aynayı içbükey ayna olarakta nitelendirebiliriz. Bu aynalar da merkezin dış kısmında kalan cisim görüntüsü, odak ile merkez arasındaki cisimden daha ufak, ters ve gerçek bir görünümdür. Başka bir deyişle cisim merkezle odak arasında bulunurken, görüntüsü de merkezin dışında ters, gerçek olan ve cisimden büyük özelliktedir.
  • Dış Bükey Ayna veya Tümsek Ayna: Ayna yansıtıcı yüzeyi tümsek şeklinde olduğundan bu ismi alır. Bu aynanın üst kısmında bulunan cismin görüntüsü ise sürekli ayna ve odak arasında, düz, cisimden ufak ve zahirîdir. Aynı zamanda cisim, aynanın tepe kısmına geldiği zaman görüntü boyu, cismin boyuna eşitlenmektedir. Son olarak dışbükey ayna, cisim görüntülerini ufaltabilme ve gelen paralel ışınları dağıtma gibi özelliklere sahiptir.

Parabolik Aynalar (Parabolik Ayna Nedir):

Ünlü İtalyan asıllı matematikçi Ghetaldi tarafından araştırılmıştır. Bu aynalar, farklı ve spesifik bir şekle sahip olmaktaydı. Enerji yakalayıp bu enerjinin tek bir merkeze odaklanması için geliştirilmiş cisimlerdir. Bununla birlikte odak kısmından dış kısma doğru enerji yayarak çalışabilirler. Otomobil, aydınlatma cihazları ve fenerlerde yansıtıcı şeklinde de kullanılabilirler. Pyrex ve cam maddeden üretilirler. Aynı zamanda görüntü netliğinin bozulmaması için daha ince şekilde de üretilirler ve tasarlanırlar.

Parabolik Aynalar: Özellikle kendisine has bir şekle sahip olup, enerjiyi yakalayıp, enerjinin tek bir noktaya odaklanması için tasarlanmış aynalardır..

Parabolik Aynalar: Özellikle kendisine has bir şekle sahip olup, enerjiyi yakalayıp, enerjinin tek bir noktaya odaklanması için tasarlanmış aynalardır..

 

Parabolik Aynalar ile İlgili İlginç Bilgiler:

  • 17. yüzyılda yeryüzünün şuan hayatta olmayan en ünlü fizikçilerinden İsaac Newton’un yansıtan teleskobuyla ilk kez parabolik ayna kullanılmıştır. Özellikle o dönemin en önemli buluşlarından birisidir.
  • Dört yılda bir düzenlenen ve dünyadaki en önemli spor organizasyonu olan olimpiyatların meşalesi, güneş ışığından faydalanılarak dev parabolik aynalarla tutuşturulmaktadır.
okuyucu yorumlarıOKUYUCU YORUMLARI

Sıradaki içerik:

Aynayı Kim Buldu ? Aynayı Kim Keşfetti ?